Çok Yakında!

BEN ERIC

“Bir Öteki Hikâyesi”

“Gaston Leroux’nun yarattığı ‘Operadaki Hayalet’ evreninden ilhamla, çağdaş bir dramaturji anlayışıyla yeniden yorumlanmıştır.”

 

“Bazı insanlar yaşar. Bazıları ise yalnızca görülmeye çalışır.”

Karga Kumpanya ve Tulpar Kültür Sanat ortak yapımı “Ben Eric”, yeni sezonda seyirciyle buluşmaya hazırlanıyor.

Klasik Operadaki Hayalet anlatısından ilham alan ancak çağdaş bir dramaturjiyle yeniden kurgulanan eser, bu kez maskenin ardındaki efsaneyi değil; toplum tarafından ötekileştirilen, görünüşü nedeniyle yargılanan ve sevilme arzusuyla kendi iç dünyasında yeni bir gerçeklik kuran bir insanın hikâyesini anlatıyor.

Eric, yüzündeki yara izlerinden çok, ruhunda taşıdığı kırıklarla yaşayan bir adamdır. Çocukluğunda sevgisizliğe, dışlanmaya ve yalnızlığa mahkûm edilmiş; müziğe sığınarak hayatta kalmayı öğrenmiştir. Gerçek dünyada bulamadığı şefkati, zihninde yarattığı Christine’de ararken, hayal ile gerçek arasındaki sınırlar giderek silikleşir.

Tek kişilik bu sahne performansı, fiziksel tiyatro, müzik ve şiirsel anlatımı bir araya getirerek seyirciyi Eric’in parçalanmış zihninin içine davet ediyor. Oyun boyunca izleyici yalnızca Eric’in hikâyesine tanıklık etmiyor; aynı zamanda toplumun “güzel”, “normal” ve “kabul edilebilir” olana yüklediği anlamlarla da yüzleşiyor.

Ben Eric, çirkinliğin bedende değil bakışta, yalnızlığın kalabalıkların ortasında da yaşanabileceğini ve insanın en büyük mücadelesinin başkalarıyla değil, kendi değersizlik duygusuyla olduğunu anlatıyor.

Bu eser, bir karakterin yaşam öyküsünden çok daha fazlasını sahneye taşıyor. İçimizde susturduğumuz sesleri, yarım bıraktığımız cümleleri, kendimize yöneltmekten kaçındığımız soruları görünür kılıyor.

Çünkü Eric, yalnızca sahnedeki bir karakter değildir.

O; görülmek isteyen, anlaşılmayı bekleyen, sevilmek için kendini değiştirmeye çalışan herkesin ortak adıdır.

“Ben Eric”, seyircisine hazır cevaplar sunmuyor.

Onu, insan olmanın en kırılgan hâllerini birlikte düşünmeye ve şu soruyla baş başa bırakmaya davet ediyor:

Bir insanı gerçekten çirkin yapan yüzü müdür, yoksa ona bakan gözler mi?

Perde kapandığında içinizde küçük de olsa bir sızı hissederseniz…

Bilin ki Eric, size ulaşmıştır.

OYUNUN KÜNYESİ

BEN ERIC
Bir Öteki Hikâyesi

Uyarlayan ve Yöneten
Y. Kemal Kaya

Oynayan
Aziz Burhan Gençkol

Yapım
Karga Kumpanya & Tulpar Kültür Sanat Ortak Yapımı

   

 

 

 

 

 

 

FISILTI
“Ölen Neydi?”

 

Bazı insanlar geçmişi hatırlamaz.
Bazı insanlar ise geçmişten bir türlü kurtulamaz.Bahri, duvarında bir anda beliren bir ceset görüntüsüyle uyanır.

Kimdir bu? Neden oradadır? Ve Bahri neden bu görüntünün karşısında bu kadar tanıdık bir korkuyla durmaktadır?

Sıradan görünen bir gecede evinde tek başına hazırlanmaya devam ederken bir radyo haberi, eski bir gazete ve yıllardır açmadığı bir sandıktan çıkan eşyalarla hayatının başka zamanlarına giderken yıllardır susturduğu bir sesle baş etmesi gerekmektedir…

Bahri, geçmişini anlatırken aslında yalnızca anılarını değil, kendisinden sakladığı gerçekleri de yavaş yavaş ortaya çıkarmaya başlar. Fakat gece boyunca, geçmişle bugün arasındaki sınır giderek silinir. Radyoda duyduğu bir haber, yıllardır sakladığı bir gazete ve sandığın içinden çıkan eşyalar, Bahri’nin anlatmak istemediği bir gecenin izlerini taşımaktadır. Peki Bahri kimi beklemektedir? Duvarındaki görüntü kime aittir? Ve yıllardır açılmayan o sandıkta gerçekten ne saklanmaktadır?

Bir insanın hayatı boyunca susturduğu şeyler, bir gecede ne kadar konuşabilir? Peki ya her şeyi tekrar tekrar yaşayıp zihin özgürlüğüne kavuşturulabilir mi?!

Bazı şeyler sandığa kaldırılır. Bazıları ise unutulur. Ama bazıları sadece fısıldamaya devam eder.

YAZAR NOTU:
Fısıltı, Ölen Neydi? geçmişin insanın peşini bırakmadığı bir gecenin hikayesidir. Büyük olaylardan çok, bazılarımız için küçük görünen şeylerin bir insanı gün be gün ne hale getirebileceğinin hikayesidir.
Bir adamın hayatına dışarıdan bakarken, onun çocukluğundan bugüne taşıdığı küçük eşyaların, yarım kalmış cümlelerin ve söylenememiş duyguların hikayesine şahitlik edeceksiniz.

“İnsan bazen konuşur, bazen susturur, bazen de kendi anlattığı hikayenin içinde kaybolur. Çünkü insan, geçmişini anlatırken her zaman gerçeği anlatmaz. Bazen hatırlayabildiği kadarını, bazen de ancak dayanabildiği kadarını anlatır.”

Bu oyunda yalnızca Bahri’nin söylediklerine kulak vermeyecek; söylemediklerini de filtresiz duyacaksınız.
Çünkü bazı acılar insanın ağzından çıkmaz. Bazı kayıpların ise adı hiçbir zaman konulamaz. Ve bazı gerçekler, insan onları söylemeye hazır olana kadar bir sandığın içinde sonsuzluk protokolünde bekletilir. İşte Fısıltı, aynı zamanda bir insanın kendi geçmişine doğru yaptığı yolculuğun hikayesidir. Belki de hepimizin içinde, yıllardır açmadığımız bir sandık vardır.

Ve belki… Kim bilir, hepimiz bir gün o sandığın kapağını açmak zorunda kalacağız.
                                                                                                                                                    Y. Kemal Kaya

OYUNUN KÜNYESİ

FISILTI
Ölen Neydi?

Yazan ve Yöneten
Y. Kemal Kaya

Oynayan
Özkan Özcan

Yapım
Karga Kumpanya & Tulpar Kültür Sanat Ortak Yapımı